Kolajen’in Mucizesi Nedir ?

Cilt bakımında son aylarda popüler olan kolajen, farklı ürünlerin içinde bulunarak güzellik ve gençlik sırlarının önemli ayrıntıları arasında yerini alıyor. Peki, nedir bu kolajen ve cilt için faydaları nelerdir?

Kolajen Nedir?

Kolajen, vücudu iç ve dış etkenlere karşı koruyan, dayanıklılığını artıran, hücrelerin sağlıklı bir şekilde bir arada durmasını sağlayan bir proteindir. Vücuda ve cilde esneklik kazandıran önemli proteinlerden olan kolajen, sağlıklı bir kemik ve kas dokusunun elde edilmesine ve korunmasına yardım eder.

Vücuttaki proteinlerin bir kısmı kolajenden oluşur ve bu kolajen, vücudun farklı bölgelerinin yapısını destekler. Vücudunuzun bir duvar olduğunu düşünün; kolajen bu duvarın taşlarını birbirine bağlayan harçtır. Yani vücudun dinç ve sağlıklı bir şekilde ayakta kalabilmesi için yaşınız kaç olursa olsun kolajene ihtiyaç duyarsınız.

Kolajen, yaş alma ile birlikte azalan bir proteindir. Eğer yeteri kadar desteklenmezse ciltte sarkmalara, kırışıklığa, matlığa neden olabilir. Hepsi yaşlanma belirtileri olan bu problemler zaman zaman stres, uykusuzluk, kötü beslenme gibi durumlarla da ortaya çıkabilir. Nihayetinde hepsi cildin olduğundan daha yaşlı görünmesine, güçsüzleşmesine neden olur. Bu durumu ortadan kaldırmanın yolu vücudunuza kaybettiği kolajeni yeniden kazandırmaktan geçer. Bakım rutininize ekleyeceğiniz kolajen bazlı kremler bu konuda önemli yardımcılarınızdan olacaktır.

Kolajenin Cilde Faydaları Nelerdir?

Vücutta bol miktarda bulunan fakat değişik nedenlere bağlı olarak azalabilen kolajenin asıl görevi, dokulara esneklik kazandırmak, eklem ve tendonları birbirine bağlayarak kasların, kemiklerin birbirine tutunmasına yardım etmektedir. Güçlü bir vücudun olmazsa olmazı olan bu proteinin cilde, saçlara, kemiklere, dokulara ve kaslara büyük oranda faydası vardır. Kolajeni takviye şeklinde kullanabileceğiniz gibi krem şeklinde kullanarak da cilt yapınızı destekleyebilirsiniz. Biz bu yazımızda krem formuyla kolajenin cilde faydalarını ele alacağız.

Cilt Dokusunu Sıkılaştırır

Cilt dokusunun sıkılaşması demek, kırışıklıkların engellemesi demektir. Bildiğiniz gibi 30’lu yaşlardan itibaren göz çevresinde başlamak üzere yüzün çeşitli yerlerinde kırışıklıklar görülmeye başlar. Bunun sebeplerinden biri de cildin kendisini yenilemesine yardım eden kolajenin azalmasıdır. Kolajen destekli bir krem kullanarak bu etkiyi yok edebilir, taptaze bir görüntüyü elde edebilirsiniz. Bunun yanı sıra yanaklarda sıklıkla görülen sarkmaların da toparlandığını fark edebilirsiniz.

Yaralara İyi Gelir

Eğer kuru bir cildiniz varsa ya da cildiniz uzun bir süre kuruluğa maruz kaldıysa olası sonuçlardan biri ufak tefek yaraların oluşmasıdır. Kuruyan cilt çok hızlı bir şekilde çatlar ve bunlar da minik yaralara sebep olur. Kolajen destekli bir krem kullandığınızda cildiniz yenileneceğinden bu tip olumsuz sonuçlar önlenir. Cildiniz daima kendini onarmaya hazır olduğundan canınızı sıkacak görüntülerle karşılaşmazsınız.

Renk Eşitsizlikleri Giderilir

Gün içindeki yorgunluklar, stres, uykusuzluk, yaşın ilerlemesi derken yüzümüzde en çok şikâyetçi olduğumuz durumlardan biri, renk eşitsizlikleridir. Mesela göz altları daha koyu olurken yanaklarda bu durum daha az görülebilir. Bu da görüntü olarak pek hoş değildir. Kolajen destekli krem kullandığınızda cildinizde yekpare bir renk görüntüsü yakalayabilirsiniz. Böylelikle hem daha canlı hem daha genç görünmenin kapılarını aralamış olursunuz.

Yaşlılık Lekeleri Önlenir

Özellikle 40’lı yaşlardan sonra yüz ve boyun bölgesinde en çok görülen şey, minik, kahverengi tonlarında beliren lekelerdir. Bu lekeleri gidermek için cildinize estetik müdahalelerde bulunmak yerine kolajen destekli kremler kullanabilirsiniz. Kolajen ile hücreler yenileneceği için yaşlılığın belirtilerinden olan lekeler de artık görülmemeye başlayacaktır.

Kolajenin Azalmasına Neler Sebep Olur?

20’li yaşlardan itibaren kolajen üretimi yavaş da olsa azalmaya başlar ve ilk etkilerini 30’lu yaşlardan itibaren gösterir. Kolajenin her ne kadar yaşa bağlı olarak azaldığı bilinse de bazı dış etkenler de azalmasına neden olur. Bunlardan birkaçını dikkat edebilmeniz adına sizler için sıralamak istedik:

Kolajen üretiminin azalmasına neden olan ilk faktör, alkol ve sigara tüketimidir. Özellikle sigara içildiğinde epidermisteki kan damarlarının daralmasına ve cilde giden oksijenin, besinin azalmasına neden olursunuz. Bu sebeple öncelikle alkol ve sigara tüketimini bırakmanız gerek.

Güneşin zararlı ışınlarına maruz kalmak kolajenin azalmasına neden olan bir diğer etken. UV ışınları, cildin moleküllerine zarar verir. Korunmasız olarak güneşin altında kalmak kolajenin azalmasına, vücudunuzun da nemsiz kalmasına neden olur. Tabii bunlar da beraberinde yaşlılık belirtileri getirir.

Sağlıksız beslenme; özellikle şeker, karbonhidrat ve şarküteri tarzı işlenmiş gıdalarla beslenme âdeta kolejenin düşmanıdır diyebiliriz. Aşırı derecede şeker tüketirseniz kolajenin sertleşmesine ve parçalanmasına neden olursunuz ki bu, yaşlanmaya doğru emin yolda gittiğiniz anlamına gelir. Bu sebeple kolajen miktarınızı dengede tutabilmek ve tabii ki sağlıklı bir vücuda sahip olabilmek için yiyip içtiklerinize dikkat etmelisiniz. Unutmayın, her şeyin başı sağlıktır.

Kolajen İçeren Besinler

Cildinizdeki kolajen miktarınızı dengede tutmak için haricen krem kullanabileceğinizi ve bunun oldukça kolay olduğunu yukarıda anlattık. Bir de buna ek olarak tükettiğiniz yiyeceklere dikkat ederseniz kolajen eksikliği gibi bir sorununuz olmayacaktır. Eğer et ve kemik suyu sık sık tüketirseniz, yeşil sebze ağırlıklı beslenirseniz, kırmızı meyve ve sebzelerden vazgeçmezseniz kolajen eksikliğini büyük oranda giderebilirsiniz. Yine kolajenin parçalanmasını engelleyen E vitamini deposu avokado, cildin nem dengesini korumaya yardım eden fasulye ve güçlü bir antioksidan olan soya ürünleri de kolajen konusunda size epey yardım edecektir.

Daisy Poliklinik
WhatsApp üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz!